Amaç
Kardiyak arrest (KA) sonrası spontan dolaşımın geri dönmesi (SDGD) ile yoğun bakım süreci başlamaktadır. KA’e neden olan patolojinin belirlenmesi ve ortadan kaldırılmasının ardından yakın hemodinamik izlem ve tedavi stratejilerinin hedefe yönelik gerçekleştirilmesi sağ kalımı etkileyen faktörlerden olduğu resüsistasyon sonrası bakım ile ilgili uluslararası kılavuzlarda bildirilmiştir. Bu çalışma ile ülkemiz yoğun bakım hekimlerinin KA sonrası hemodinamik izlem ve tedavi uygulamaları hakkındaki yaklaşımlarını belirlemeyi amaçladık.
Yöntem
Yerel etik kurul onamı alındıktan sonra yoğun bakım uzmanlarına hazırlanan anket e-mail ve sosyal medya araçları ile ulaştırılmıştır. Anket toplam 15 sorudan oluşmakta idi. İlk 4 soru demografik veriler, diğer sorular tercih edilen hemodinamik monitorizasyon yöntemleri ve gerektiğinde tercih ettikleri inotropik ve vazopressör ajan seçimleri ile ilgiliydi.
Bulgular
Ankete 122 hekim katıldı. Katılanların % 63,9’unun yoğun bakım deneyimi 10 yılın altındaydı. Katılımcıların % 81,1'inin çalıştığı kurumlarda KA sonrası hemodinamik izlem ve tedavi ile ilgili bir yazılı protokolü bulunmamaktadır. Yoğun bakım hekimlerimiz KA sonrası hemodinamik monitorizasyon tekniklerinden invaziv ve noninvaziv arter basıncı, santral venöz basınç (SVB) ve laktat ölçümünü daima kullanırken, pulmoner arter basıncı (PAB) ölçümünü hiçbir zaman kullanmadıkları saptanmıştır. Miks venöz oksijen satürasyonu (SvO2), bacak kaldırma testi, ultrasonografi ile vena cava inferior çapı ve end-tidal karbondioksit (etCO2) ölçümlerini ise bazen kullanmaktaydılar. Kardiyak output monitörizasyonunu katılımcıların çoğunluğu kullanamamaktadır. Bu yöntemlerin içerisinde ise en çok arteriyel katater dalga analizi tercih edilmektedir. Kardiyak arrest sonrası rutin olarak ekokardiyografi yapılma oranı daha düşüktü. Volüm açığında ilk kristalloidler tercih edilirken, vazopressör olarak ilk tercihin nöradrenalin, inotrop olarak ise dopamin olduğu izlendi.
Sonuç
KA sonrası erken dönemde ölümler sıklıkla kardiyak nedenlere bağlı olmaktadır. Doğru karar vermek ve doğru yöntemi seçmek hastanın hayatta kalma şansını arttırmaktadır. Bu nedenle yakın hemodinamik takip ve ekokardiyografi gibi noninvaziv yöntemlerin sorunun erken tanı ve tedavisi açısından önemli olduğu kanatindeyiz.
Objective
The intensive care process begins with the return of spontaneous circulation after cardiac arrest (CA). It has been reported in international guidelines on post-resuscitation care that close hemodynamic monitoring and targeted implementation of treatment strategies after identification and elimination of the pathology causing CA are factors affecting survival. With this study, we aimed to determine the approaches of our country's intensive care physicians regarding hemodynamic monitoring and treatment practices after CA.
Method
After obtaining local ethics committee approval, the survey was sent to intensive care specialists via e-mail and social media tools. The survey consisted of 15 questions in total. The first 4 questions were about demographic data, the other questions were about preferred hemodynamic monitoring methods and their preferred inotropic and vasopressor agent choices when necessary.
Results
Totally 122 physicians participated in the survey. 63.9% of the participants had less than 10 years of intensive care experience. There was no written protocol regarding hemodynamic monitoring and treatment after CA in the institutions where 81.1% of the participants worked. It has been determined that intensive care physicians always use invasive and noninvasive arterial pressure, central venous pressure (CVP) and lactate measurement among hemodynamic monitoring techniques after CA, but never use pulmonary artery pressure (PAP) measurement. Mixed venous oxygen saturation (SvO2), leg raising test, inferior vena cava diameter by ultrasonography, and end-tidal carbon dioxide (etCO2) measurements were sometimes used. The majority of participants were unable to use cardiac output monitoring. Among these methods, arterial catheter wave analysis is the most preferred. The rate of routine echocardiography after cardiac arrest was lower. While crystalloids were the first choice in volume deficit, noradrenaline was the first choice as a vasopressor and dopamine as an inotrope.
Conclusion
Deaths in the early period after CA are often due to cardiac causes. Making the right decision and choosing the right method increases the patient's chance of survival. Therefore, we believe that close hemodynamic monitoring and noninvasive methods such as echocardiography are important for early diagnosis and treatment of the problem.
Nurcan Doruk*
MERSİN ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ
0000-0003-0141-1111
Türkiye
Sedat Hakimoğlu
Mustafa Kemal Üniversitesi
0000-0002-1556-7996
Türkiye
Aslınur Sagün
MERSİN ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ
0000-0002-7884-5842
Türkiye
Pınar Karabacak
Süleyman Demirel Üniversitesi
0000-0002-6210-5962
Türkiye
Ahmet Sari
Haydarpasa Numune Egitim ve Arastirma Hastanesi
0000-0002-7368-8147
Türkiye
Eyyüp Sabri Özden
SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ
0000-0002-8070-0159
Türkiye
Erdi Hüseyin Erdem
Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi
0000-0002-1416-5354
Türkiye